Dijital Pazarlama, Yeni Başlayanlar İçin

Dijital Dünyayla İlgili Bilmeniz Gereken 4 Temel Doğru

dijita-dunya-hakkinda-4-dogru

Dünyamız ne kadar dijitalleşse de insan halen insan ve her türlü davranışının merkezinde de insan olması yatıyor. Ancak dijital dünyanın da doğal olarak kendine has kuralları var. Dijital dünyada var olmanın değişik yolları bulunuyor ve bu yolları deneyerek durumunuzu daha da iyileştirmeniz mümkün. Ancak bunun yanında dijital dünyayla ilgili sayısız şehir efsanesi ya da önkabullenişe de rastlamak mümkün. Bir çoğu hakkında hepimizin fikri ancak yine de bu şehir efsanelerinin ne olduğunu ve doğrusunun nasıl olması gerektiği konusunda sizi bilgilendirmek istedik.

1- A/B Testleri

Blogumuzda ya da sizin de okuduğunuz sayısız makalede sürekli analizin ve A/B testinin ne kadar önemli olduğunun altını çiziyoruz. Evet A/B testiyle inanılmaz büyük kazançlar sağlayabileceğiniz gibi küçük gelirler de elde edebilirsiniz. Çünkü A/B testi her zaman kısa vadeli kazanç sağlamayabilir, gideceğiniz yolu daha iyi öğrenmenize neden olur. Ama A/B testinden her zaman doğrudan etkili sonuç alamayabilirsiniz.

İpucu: Konumuzla doğrudan alakası belki yok ama altını çizmek istediğimiz bir konu var. Bazen de sadece A/B testi yapmak gerekmez, yapmanız gereken belki de dürüstçe müşterinin neden sizden alışveriş yapıp, rakibinizden alışveriş yapmaması gerektiği sorusunun cevabını verebilmeniz gerektiğinde gizlidir. Bu yüzden başarı için önce kendinizi ve markanızı değerlendirmeyi unutmayın.

2- İnternet Kullanıcıları Okurlar

Hepimizin bildiği bir gerçek var ki, internet kullanıcıları sizin internet sayfanızda olan her şeyi kelimesi kelimesine okumazlar. Rahatlıkla kullanım önerilerini, onay e-postalarını, başlıkları, reklamları, ince yazıları, uzun text sütunlarını görmezden gelirler ve kullanılabilirlik araştırmaları bu iddiaları destekler. Eğer yanlış yorumlanırsa, bu bilinen en önemli bilgi, sizin için tehlikeli bir öneriye dönüşebilir. Çünkü insanlar hiç okumuyor da değiller. Eğer sadece “insanlar okumazlar” lafına göre hareket edip, kendinizi ve şirketinizi anlatmanız gereken detay sayfalarında az içerik sunarsanız bu sefer insanlarla iletişim kuramazsınız. İnsanlar okumuyorsa da ilgilenmiyor ya da kendisini ilgilendiren asıl konuyu okumuyor. Sadece dijital dünyada daha kolay sıkılabiliyor. Kısacası okunmuyor diye az içerik sunmayın, ama içerik sunayım derken de insanları boğmayın!

İpucu: Pek çok durumda detaylı açıklamalar, kısa açıklamalardan daha çok iş görürler. İşin püf noktası ise dijital içerik unsurlarını doğru entegre etmekten geçer (başarılı yazın, numaralandırın ve başlık kullanın, ağır mesleki jargondan kaçının ve inandırıcı olun). Ve en önemlisi, test edin, onaylayın!

3- İnsanlar Her Zaman Sosyal Medya ve Onaydan Etkilenmeyebilir

Dijital dünyanın bizlere sağladığı en büyük nimetlerden biri de sosyal medya ve sosyal medyanın yarattığı onay mekanizmaları. Şunu kabul etmemiz gerekiyor, dijital dünyada insanlar sizi mahalle esnafını gördüğü gibi göremiyor. Sizi anlamaya, kim olduğunuzu tanımlaya çalışırken doğal olarak sizi ya da sattığınız ürünü araştırmaya koyuluyor. Bu süreçte sosyal medya ve diğer onay mekanizmaları(hakkınızdaki şikayetler, ürün yorumları vs) o kurum için gerçekten işe yarayan bir alan, ancak her zaman işe yaramayabilir. Evet sosyal medyada onaylanma güçlü bir dijital pazarlama etkenidir ama bu iş biraz da kullanıcının sayfanızı ziyaret ederken ki birincil motivasyonuna göre değişkenlik gösterebilir. İnsanların sosyal davranışlarını tam olarak anlamadan ve hareket etmeyin. Bazen sosyal medya, bulunduğunuz yeri ve genel müşteri profilinizi anlayabilmeniz için aldatıcı olabilir. İşin püf noktası ise sosyal medyada onayın önemli olduğunu düşünmekten ve müşterilerinizi sosyal ortamlarda da gerçekten anlayabilmekten geçiyor.

Öneri: Aşağıdaki yazılarımız da ilginizi çekebilir 😉

4- Kullanıcılar Sayfanın Her Yerine Bakarlar

İnternette bazı kullanıcılar sayfayı aşağıya kaydırırlar, bazıları ise kaydırmazlar. Ama bir çok pazarlamacı internet kullanıcalarının sayfanın alt kısımlarına bakmadıklarına inanıyor ve her şeyi sayfanın üst taraflarına katlamayla sığdırmaya çalışıyor. Ne yazık ki gerçek öyle değil. Yapılan araştırmalar, insanların bir web sitesine girdiğinde her şeyin bir yerde olamayacağını bildiğini ve ilgili noktalara ulaşmak için kaydırmaları gerektiğini bildiğini ortaya koyuyor. Açıkçası giriş bölümünde ana mesajı vermek çok önemli ama her şeyi kısa alana sığdırmaya çalışmak görüntü ve mesaj kirliliği yaratarak müşteriyi satışa dönüştürmede engel teşkil ediyor.

İpucu: Kaydırmanın kötü olduğuna inanarak mobil cihaz için yapılan tasarımlar iyice karmaşık bir hale geldi. Şu bir gerçek, internet kullanıcıları halen sağa sola kaydırma yapmayı ve zoom ile oynamayı sevmiyorlar. Dikine kaydırma -özellikle mobil cihazlarda- vazgeçilemez ama aç/kapat mönülerle ve “fazlası için” seçenekleriyle biraz daha az kullanılabilir.

İlginizi Çekebilir:
Youtube-Dijital-Pazarlama
[YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN] YouTube’da Etkili Dijital Pazarlama Yapabilmeniz İçin 7 İpucu
html-eposta-tasarimi
HTML E-posta Kodlarken Yapılan 6 Hata
Önceki yazıyı okuyun:
vr-shutterstock_517914418
2017’de Karşımıza Çıkacak 10 Dijital Trend

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni gelişmeler demek. Dijital dünya da her yıl gelişiyor, yenileniyor ve farklı fırsatlar doğuruyor. Trendler bazen...

Kapat