Davranışsal Hedefleme, Dijital Pazarlama, E-Posta Pazarlama

Dijital Pazarlamada Psikolojiden Yararlanabileceğiniz 6 İpucu

Dijital-Pazarlamada-Psikolojiden-Yararlanabileceginiz-6-ipucu

Herkes tarafından bilindiği üzere pazarlama bilimi bugüne kadar ekonomi, sosyal bilimler, Psikoloji, Matematik, Antropoloji ve Tıp Bilimi dahi pek çok alandan ilham aldı ve kendi alanına entegre etti. Bunların içinde belki de en çok faydalandığı ve olmazsa olmazı tabii ki Psikoloji. Bu yazımızda sizlere psikolojinin pazarlamasında kullanılma amacına dair bilgiler sunacağız. Pazarlamacılar için trafiği, etkileşimi, dönüşümleri ve diğer metrikleri artırmak için davranışsal psikolojiyi kullanmak oldukça sağlıklı buluyoruz. Yüksek geri dönüşler elde etmek için, davranış psikolojisinin birkaç temel ilkesine dayalı olarak pazarlama stratejinize yardımcı olabilecek önerilerde bulunalım.


1- Karşılıklılık

Karşılıklılık olumlu etkiye sahip, psikolojik bir tepkidir. Daha net açıklamak gerekirse abonelerinize ücretsiz bir teklif sunduğunuzda aslında ilkeyi kullanmış olursunuz ve böylece müşterileriniz ile arasınızda bir bağ hatta sadakat ilişkisi kurarsınız. İletişiminiz akılcı, karlı, cazip ve bedelsiz olmalıdır. İletişim için sunacağınız yararlı makaleler, blog gönderileri, ücretsiz e-kitaplar ve online seminer fırsatları ile karşılılık ilkesi bağlamında en pratik çözümleri elde edebilirsiniz.


Öneri: Aşağıdaki yazılarımız da ilginizi çekebilir 😉


2- Bilgilendiricilik Prensibi

Sıradaki ilkemiz George Levenshtein tarafından 1990’lı yılların başında geliştirildi. İnsanlar belli bilgilere ihtiyaç duyduklarında bunu elde etmek için çeşitli yolları deniyorlar bu durum da size e-posta pazarlamanızda, aboneleriniz arasında merak uyandırarak, ürün veya hizmetiniz hakkında daha fazla bilgi almak istemelerini sağlar. Sizin de tahmin edeceğiniz üzere bilgilendirme prensibini uygulamanın en kolay yolu, her şeyden önce, kitlenize çekici bir başlıkla hitap etmenizdir. İnsanlar anında bilgi almak ister, bu konuda hemfikiriz. Tüketicilerin anında tatmin arayışını göz önünde bulundurarak “hızlı“, “çabuk” ve “anında” gibi diğerlerine oranla daha dikkat çekecek kelimeleri kullanabilirsiniz.


3- Sosyal Gerekçelendirme

Hepimiz günlük ve uzun vadeli alışverişlerimizde öneri alırken ilk önce yakınlarımıza, ailemize veya görüşünü önemsediğimiz kişilere danışırız. Sosyal Gerçeklendirme prensibi, tüketicilerin markalar yerine; akrabaları veya arkadaşları tarafından tavsiye edilen bir ürünleri satın almayı tercih ettiklerini ortaya koyar. Sizin de kendi hayatınızda örneklerini yaşadığınız üzere, insanlar doğaları gereği başkalarını takip etme eğilimindedir ve genellikle başkalarının sahip olduklarının, kendilerindekinden daha iyi olduğuna inanırlar.

Bu prensibi tam anlamıyla uygulayabilmeniz için abonelerin yorum yapabileceği ve paylaşabilecekleri içerikler yaratmalısınız. Bu içerikler şu anda okumakta olduğunuz gibi bir blog yazısı, sosyal ağlar üzerinde bir yayın gibi ilgi çekici paylaşımlar olabilir. Hedef kitlenizdeki kullanıcıların paylaşımlara yorum yazıp arkadaşlarıyla paylaştığınızda, arkadaşlarının da aynısını yaparak etkileşimi artırdığı uzun süre önce kanıtlandı. Eğer daha yüksek frekansta etkileşim istiyorsanız e-postanıza sosyal ağ butonlarını görünür bir şekilde eklemeyi ihmal etmemelisiniz.

Daha iyi uygulayabilmeniz için küçük bir ipucu vermek gerekirse: İnsanlar olumlu duygular uyandıran bilgi ve içerikleri yüksek çoğunlukla paylaşıyor. 100 milyon makaleyi kapsayan bir araştırmada, olumsuz duygular uyandıran içeriklerin okuyucuların yalnızca % 7’si tarafından paylaşıldığını gözlemlendi, bu nedenle iletişim stratejinizin yüzü her zaman gülmeli.


4- İhmal Korkusu

Tüketiciler, sınırlı bir zaman ya da sınırlı stok söz konusu olduğunda, gözden kaçırma korkusuyla ürününüzü satın almayı daha çok isterler ve harekete geçmek için acele ederler. İhmal korkusunu, müşterilerinize ne kadar önemli ve değerli olduklarını göstererek uygulayabilirsiniz. Örneğin, indirim yaptıysanız, aboneye sınırlı bir süre için indirim imkanı olduğunu gösterebilirisiniz. Bunu yapmak için, görülür bir şekilde çalışan bir zaman sayacı yerleştirin veya teklifin son tarihini belirtin, inanıyoruz ki çok şaşırtıcı oranlar elde edebileceksiniz.


5- Kaybetme Korkusu

Psikologlar insanların kar sağlama olasılığı olan durumlarda dahi büyük kayıplardan kaçındıklarını, insan psikolojisinde kaybetme olgusunun kazanç olgusundan on kat daha güçlü olduğunu söylemektedir. Kaybetme korkusunu pazarlama alanında uygulamanın en verimli şekilde kullanmak için, iletişiminizi müşterilerinizin zaman ve para kaybedebileceğini vurgulayan güçlü kelimelerle donatmalısınız. Pazarlama stratejinizi oluştururken ürününüzün veya hizmetinizin yararlarına odaklanmalı ve zaman veya para kaybı sorununu nasıl çözdüğünüzü açıkça tanımlamalısınız.


6- Seçim Çelişkisi

Seçim Çelişkisi, müşterilerinize çok fazla seçenek sunduğunuzda, diğerlerinin kendi seçimlerinden daha iyi olabileceği korkusuyla daha az tatmin olduklarını belirten davranışsal bir prensiptir. Kampanyanızın en başında seçenekleri minimuma indirmiş olsanız bile, abonelere kendi başlarına iyi bir seçim yaptıklarını hissettirmelisiniz.

İkinci adımda ise her kampanyada olduğu gibi içeriğinizi okuyan abonenin hızlı bir şekilde harekete geçmesini sağlamalısınız. Kullanıcıları harekete geçirmek için onlara iki seçenek sunabilirsiniz. Örneğin kullanıcılarınız bir içeriği okurken, ona okumaya devam etmek veya ana sayfaya dönmek gibi basit seçenekler yöneltebilirsiniz. Ancak unutmayın ki içeriklerinizde iki seçenekten fazlasını sunmamalısınız çünkü herhangi bir kafa karışıklığı kullanıcınızı kaybetmenize sebep olabilir.

İlginizi Çekebilir:
eposta-gonderim-10-oneri
E-postanızı Göndermeden Önce Kontrol Etmeniz Gereken 10 Öğe
Web-Analizi-18-Detay
Gizlilik Sözleşmenizde Mutlaka Dikkat Etmeniz Gereken 8 İpucu
Önceki yazıyı okuyun:
dijital-pazarlama-stratejinize-yon-verecek-10-istatistik
Dijital Pazarlama Stratejinize Yön Verecek 10 İstatistik

Dijital pazarlamayla alanında çalışan birçok insan, pazarlama stratejilerini tekrar gözden geçirerek bir önceki dönemde hedef kitleye doğru şekilde ulaşıp ulaşmadığını...

Kapat