E-Posta Pazarlama, Yeni Başlayanlar İçin

E-posta Pazarlamasında Doğru Gönderim Sıklığını Bulabilmek İçin 5 İpucu

eposta-gonderim-sikligi

E-posta pazarlama ilgilenenlerin üzerine en çok kafa yorduğu konulardan biri de, müşterilere hangi sıklıkta e-posta iletileri gönderilmesi gerektiğidir. Aslında bu basit gibi görünen ama oldukça karışık olan sorunun, herkesin beklentisini karşılayacak, kolay bir cevabı yoktur. Çünkü her marka ve sektör çok farklı dinamiklere sahiptir. Yine de kendi dijital pazarlama takviminize bakarak, size en uygun gönderim sıklığının ne olması gerektiğine karar verebilmeniz için dikkat etmeniz gereken temel bilgiler bulunuyor.


1- Tutarlı Frekans Belirleyin

Güvenilir markalara ve web sitelerine, çeşitli e-bültenler, güncelleme bilgileri ve haberler almak için kayıt olduğunuzu ama beş aydır onlardan hiçbir haber alamadığınızı düşünün. Büyük ihtimalle onlara karşı ilginizi kaybedersiniz ve ya daha da kötüsü e-posta almak için onların listenize kayıt olduğunuzu unutursunuz. Seyrek gönderilen iletiler, üyelikten çıkma sayınızın artmasına ve spam yapan marka olarak rapor edilmenize neden olabilir.

Eğer belirli bir sıklıkta gönderi yapmayı vaat ettiyseniz, bu çizelge doğrultusunda yararlı, değerli ve ilgi çekici e-postalar göndermeniz gerekir. Müşterilerinizi, içeriğinizin onları ilgilendireceği konusunda ikna etmek istiyorsanız, verdiğiniz sözleri yerine getirmelisiniz. Bununla birlikte maksimum gönderim sıklığınızın yanı sıra bu konudaki minimum ölçütleri de mutlaka belirlemeniz gerekir. Listeniz 500 ya da 500 bin kişiden de oluşsa, en az ayda bir kere e-posta göndermeniz gerekir. Bu minimum eşiği karşılayamazsınız, abonelerinizin size verdiği iznin etkisini azaltma riskini de almış olursunuz.

Öneri: Aşağıdaki yazılarımız da ilginizi çekebilir 😉


2- Gruplara Göre Gönderi Sıklığı

Şirketlerin önemli bir bölümü müşterilerine ilgilerini çekecek kişisel e-posta mesajları ve farklı içerikler göndermek amacıyla listesini gruplara ayırır. Bu tekniği en uygun gönderi sıklığını belirlemek için de kullanabilirsiniz. Bir grup müşteri her hafta gönderdiğiniz iletilere daha fazla cevap verirken, bazıları aylık gönderilerinize daha yüksek oranda cevap verebilir. Bu nedenle ölçümlerinize ve geri dönüş analizlerinize bakarak, farklı müşteri tip ve grupları için gönderi zamanları belirleyebilirsiniz.

İpucu: Bu konuda uygulayabileceğiniz en iyi yöntemlerden biri, tahmin yürütmeyi bırakıp, müşterilerinize üyelik aşamasında ya da üyelik devam ederken, sizden hangi sıklıkta e-posta almak istediklerini sormaktır. Sıklık isteğine göre gönderim yapmak, hem sizi pazarlama araştırmaları için para harcamaktan kurtarır hem de müşterilerinizin istediklerini almasına yardımcı olur.


3- Ölçümlerinizden Yararlanın

Gönderim sıklığı sorusunun içinden, “Biz müşterilerimize ayda iki kereden fazla e-posta göndermiyoruz” diyerek çıkamazsınız. Tüm satış ve pazarlama programlarında olduğu gibi dijital pazarlama kampanyaları da, her programa gösterilen geri dönüş oranına göre uyarlanmalıdır. E-posta, pazarlamacıların, diğer pazarlama kanallarında bulamayacakları kadar istatistiki bilgiye ulaşmasını sağlar. Bu verileri değerlendirerek, size uygun gönderim sıklığını hesaplayabilir ve uygulayabilirsiniz. Kendinize göre çeşitli A/B testleri uygulayabilirsiniz. Mesela yola, haftaiçi/haftasonu testi ile başlayabilirsiniz. Hangisinin işe daha çok yaradığını ölçümleyip, ona göre aksiyon alabilirsiniz. Bu testleri, günlere, haftalara, saatlere ya da gün içindeki gönderim adedine göre test edebilirsiniz. Burada önemli olan, yaptığınız ölçümleri size ışık tutacak bir harita gibi kullanarak, pazarlama planınıza uyarlamaktır.


4- Dönemsel Faktörleri Dikkate Alın

Müşterileriniz için en uygun gönderim sıklığını bulmak istiyorsanız (bu aynı zamanda dijital pazarlamanın her aşaması için geçerlidir) plan yapmanız, test etmeniz, sonuçları uyarlamanız, analizleri değerlendirmeniz ve geliştirmeniz gerekir. Her pazarlamacı bunu yaparken farklı müşteri şekilleri için farklı kurallar geliştirecektir. Eğer kışın daha çok tüketilecek ürünler atıyorsanız, gönderim sıklığı konusunda esnek olmalı, mevsimlere göre değişiklikler yapmalı, kış gelmeden hemen önce daha çok, bahardaysa çok daha az e-posta göndermelisiniz. Gönderim sıklığı olasılıklarını iyi değerlendirmeli, onları mevsimlere ve diğer faktörlere göre uyarlamalısınız.


5- Trendleri Takip Edin

Yukarıda saydığımız öneriler, kurumunuz için bazı kriterler belirlemenize yardımcı olsa da asıl önemli olan her zaman olabildiğince esnek olabilmektir. Çünkü müşterilerin beklentileri ve öncelikleri her zaman değişebilir. E-posta pazarlaması ilk ortaya çıktığı dönemde aşırı spam normal karşılanırken, zamanla müşterinin çok sıkboğaz edilmemesi gerektiği 2 günde 1 gönderim daha yararlı görüşü ortaya çıkmıştı. Bu satırların paylaşıldığı dönemde ise müşterinin “sıkboğaz edilmekten” çok rahatsız olmadığı asıl beklentisinin gerçekten kendisini ilgilendiren ve değer katan e-posta almak olduğu görüşü hakim. Yani zamanla insanların beklentileri ya da hoşlandıkları konular değişebiliyor. Bu yüzden sizin de trendleri takip etmeniz ve trendlere uyum sağlamanız gerekiyor.

Öneri: E-posta pazarlama ve euromessage dijital pazarlama platformu hakkında daha detaylı bilgi almak ve bizimle iletişim geçmek için tıklayın.

İlginizi Çekebilir:
E-postalarinizin-daha-fazla-fark-edilmesini-saglayacak-6-ipucu
E-postalarınızın Daha Fazla Fark Edilmesini Sağlayacak 6 İpucu
e-posta-pazarlama-12-kural
E-posta Pazarlamanın 12 Altın Kuralı
Önceki yazıyı okuyun:
sosyal-medya
Markaların Sosyal Medya Yönetiminde Dikkat Etmesi Gereken 5 Önemli Detay

Sosyal medya yönetiminde herkes her zaman irili ufaklı hatalar yapar, en büyük, en tecrübeli markalar bile. Bu hataların önüne geçebilmek...

Kapat