E-Posta Pazarlama, Tüm Yazılar, Yeni Başlayanlar İçin

İzinli E-posta Pazarlama için Uygulamalı Yöntemler

keepcalmyeni

E-posta pazarlama konusunda yeniyseniz, kampanyalarınızı göndermeye başlamadan önce bazı temel ilkeler hakkında bilgi edinmeniz gerekiyor. Bu nedenle bu bölümde şimdiye kadar bu konuda uygulanmış en iyi yöntemler, yasal sorunlar ve genel performansınızı nasıl ölçebileceğiniz üzerinde duracağız.

Spamin açıklaması

Tanımadığınız birisinden istenmeyen bir e-posta almak, her zaman spam anlamına gelmez ancak; bir adres listesinde bulunan tüm insanlara ‘istemedikleri’ halde e-posta gönderirseniz, bu spamdir. Diyelim ki herhangi bir kuruluştan e-posta adres listesi satın aldınız. Bu listenin sizin için bulunmaz bir nimet olduğunu düşünüyorsunuz ve bu adres listesinde bulunan insanlara, içinde geri çeviremeyecekleri bir teklif bulunan bir e-posta göndermek istiyorsunuz. Eğer bu listeyi euro.message‘a (ya da bizim gibi bir servis sağlayıcıya) yükler ve istemedikleri halde bu listedeki kişilere e-posta gönderirseniz, bu spamdir. Eğer bu listeyi alır, her alıcıya onlarla birebir ilgilendiğinizi belirten özel ve kişisel iletiler gönderirseniz, bu spam değildir.

Bozguna uğramamak için yapmamanız gerekenler

Eğer bu blogu okuyorsanız, büyük ihtimalle doğru yöntemleri uygulamak istiyorsunuz. Ayrıca muhtemelen kötü niyetli bir spam yapan şirket de değilsiniz. Ama en iyi niyetli ve yasalara uygun hareket eden bir e-posta pazarlamacısının bile, bir gün spam yapan şirket olarak rapor edilebileceğini sakın aklınızdan çıkarmayın. Bazı kişiler şikayet edilmenin çok kolay olmadığını düşünse de, aslında rapor edilmeniz sadece bir alıcınızın kullandığı e-posta pazarlama programında küçük bir tuşu tıklamasıyla gerçekleşir.

Alıcı, “önemsiz e-posta” (junk mail) ya da “spam bildir” tuşuna tıkladığında, alıcının ISP‘sine küçük bir alarm gönderilir. Daha sonra bu ISP tarafından e-posta gönderen kişiye bir uyarı gelir (eğer gönderen, ISP‘nin geri bildirim döngüsüne kayıt olduysa). Eğer bir ISP‘den en fazla 5 uyarı alırsanız, e-postalarınız kısıtlanacaktır. Eğer uyarı sayısı 10’u geçerse, e-posta serverınızın bloke olacağından emin olabilirsiniz. Bu da, eğer sizi şikayet eden kişilerin listenize üye olduklarına dair bir kanıt bulamazsanız, bundan sonra gönderdiğiniz hiçbir e-postanın sizi tespit eden ISP‘yi geçemeyeceği anlamına gelir.

Günümüzde ISP‘ler sadece e-posta serverlarını bloke etmekle de yetinmiyorlar. URL‘ler ve domain adlarını bulmak için rapor edilen spamleri de tarıyorlar. Eğer rapor edilen spam içerisinde şirketinizin alan adına rastlarlarsa, nereden ya da kim tarafından gönderildiğine bakmadan içinde bu domain adını barındıran ve gelecekte gönderilecek tüm e-postaları engelliyorlar.

Kısacası size, aslında kara listeye alınmanın ne kadar kolay olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Eğer bu gerçekleşirse, adınızı tekrar temize çıkarmak aylarınızı alabilir hatta sonsuza dek sürebilir. Üstelik şirketlerin kara listeye alınmasının en büyük sebebi, dikkatsizlik sonucu yaptıkları çok küçük hatalardır.

Çifte kayıt (double opt-in) seçeneği

E-posta listelerinizi oluştururken, çifte kayıt metodu kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Peki çifte kayıt metodu nasıl işliyor?

  1. Müşteri, web sitenizdeki formu doldurarak e-posta yoluyla e-bülten göndermeniz için kayıt olur.
  2. Müşteri üzerinde onay linkinin bulunduğu bir e-posta alır.
  3. Eğer bu linki tıklarsa müşteri listenize eklenir. Müşterinin IP adresi, kayıt tarihi ve zamanı kaydedilir. Artık ileride karşılaşabileceğiniz kötü niyetli ya da yanlış bir suçlamaya karşı elinizde bunu yapan müşterinin e-bülten gönderimi için üye olduğunu belirten bir kanıt vardır.
  4. Eğer müşteri linke tıklamazsa, listeye eklenmez.

Çifte kayıt seçeneği, artık eskimeye başlayan ve kişinin web sitesindeki formu doldurmasıyla hemen adres listesine eklendiği tek seferde kayıt metodunun yerini hızla almaya başladı. Tek seferde kayıt metodunda müşterilerinizin şans eseri ya da yanlışlıkla formunuzu doldurmuş olma olasılığı yüksekti. Ayrıca eski sistemde e-posta pazarlamacılar müşterilerinden üyelikten çıkma linki görmediklerine dair şikayetler de alıyordu. Yeni sistemde daha kısıtlı bir e-posta adres listesine sahip olsanız bile bu konuda kesinlikle umutsuzluğa kapılmanıza gerek yok.

Çifte kayıt seçeneğinin artıları ve eksileri

Dijital pazarlamacıların çifte kayıt seçeneği ile ilgili olarak hiç kimsenin onaylama linkini tıklamayacaklarına dair endişeleri vardı. Potansiyel müşterilerini kaybedeceklerinden korkuyorlardı. Bu, artık kesinlikle büyük bir sorun değil; çünkü insanlar günümüzde çifte kayıt metodunu kullanmaya alıştılar. Üstelik bu sistemi kullanmak, müşterileriniz üzerinde kesinlikle daha profesyonel bir izlenim bırakmanıza sebep olacaktır.

Eğer çifte kayıt metoduyla yapılan listeyi, tek seferde kayıt seçeneği kullanılarak yapılan listeyle karşılaştırırsanız, ikincisinde çok daha geniş bir adres listesine sahip olacağınız kesindir. Çünkü herhangi bir linke tıklamak gerekmediği için tek seferde kayıt listesine üye olmak çok daha kolaydır. Ancak bu metodu kullandığınızda çok sayıda işe yaramaz üyeniz olacağını, e-posta geri dönüş oranınızın yükseleceğini, şikayet e-postalarınızın artacağını ve daha önce aldığınız cevapların azalacağını göz önünde bulundurmalısınız. Bununla birlikte çifte kayıt metodunu kullanırsanız, alıcılarınızın hepsinin sizden haber almaktan hoşnut olacağından emin olabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir:
sosyal-medya-yonetimi
Dünyaca Ünlü 5 Dijital Pazarlamacıdan Sosyal Medya Tüyoları
3
E-posta Kanalıyla Kişiselleştirilmiş Ürün Sunmanın 8 Yolu
Önceki yazıyı okuyun:
iStock_000080173905_Large
Hoş Geldiniz E-postası İçin 5 İpucu

Yaşam döngüsü kampanyalarının en önemli parçalarından biri hoş geldiniz e-postası gönderimi yeni abonenizle doğrudan iletişim kuracağınız ilk an olması nedeniyle...

Kapat