E-Posta Pazarlama, Yeni Başlayanlar İçin

E-Posta Listenizdeki Abonelerinizi Müşteriye Dönüştürmenin Yolları

Günümüzde tablet ve akıllı telefonlar gibi mobil cihazların kullanımının artması ile birlikte insanlar, e-postalarına her yerden, her şekilde ulaşabiliyorlar. Psikolojik açıdan insan davranışlarında düzenli olarak bir şeyi yapmak, uzun vadede alışkanlık ve bağımlılığa sebep olur. Aynı şekilde düzenli olarak her gün belirli aralıklarla  e-postayı kontrolü yapmak, zaman içinde dürtüselleştiğinden, bağımlılık olarak algılanabilir. Bazı psikoterapistler bu davranışın bizi bir şekilde bağladığını, hipnotize ettiğini ve bize fark ettirmeden zamanımızı ve enerjimizi harcattığını belirtiyor. Sonuçta, bu da bir tür “bağımlılık” ve insanlar e-postalarına özellikle bir şey bulmak amacıyla değil, değerli bir şey bulabilme ihtimali için bakıyorlar.

Ayrıca kullanıcılar, gün içinde önemli bir zamanlarını, gelen kutularına düşen postaları görüntülemekle harcıyor. Psikoloji literatüründe geçen ödül, sevinç, hayal kırıklığı gibi tüm bağımlılıklarda yaşanan coşkulu duygular, e-postalar için de büyük oranda geçerli bir hâl alıyor. Dolayısıyla e-posta pazarlama kampanyalarında bu durumu göz önünde bulundurarak, tüketici alışkanlıklarındaki faktörleri fırsata çevirebilir ve e-posta bağımlılarını müşterilere dönüştürebilirsiniz.


Bağımlılık Yapan E-Posta Kampanyaları Oluşturmaya Çalışın

Kullanıcı deneyimi üzerine araştırmalar yapan bazı davranışsal psikologlara göre, insan vücudundaki dopamin sistemi, içeri küçük bir bilgi girdiğinde güçlü bir şekilde uyarılır, ancak tam olarak tatmin olmaz niteliktedir. Dopamin beyinin keyif ve ödül merkezlerini kontrol eden bir nörotransmitterdir. Dolayısıyla, insanları meraklandırır ve onları daha fazla bilgi aramaya doğru iter. Genellikle, İyi yapılandırılmış bir e-posta kampanyasında, abonelerin sıradaki istenen işlemi gerçekleştirmesi için merakı artıran bir harekete geçirici mesajı vardır. Ancak abonelere açıkça ne yapılması gerektiği belirtilmezse, çoğunlukla harekete geçmezler. Tüm bunlara karşın, e-posta kampanyanızı doğru planlayarak, insanların satın alma içgüdülerine seslenebilirsiniz.

Siz de takdir edersiniz ki, “Bağımlılık kazandıran” e-posta kampanyaları oluşturmak için, bazı temel ilkeleri izlemek durumundasınız. İlk olarak, tüketicilerinize cazip değer sunmalısınız. Bu adım dahilinde ilgi çekici bir bilgi, tanıtım ya da benzeri bir teklif sunmak üzere, okuyucuların hayatına değer katmalısınız. Ayrıca, e-posta pazarlama stratejiniz kapsamında abonelerinizin “İçerikte neler var?” sorusuna cevap veremezseniz, yeni bir kampanyaya başlamak sizin için en mantıklı yol olacaktır.

Bir abonenin gelen kutusunda türeyen diğer e-postalardan sıyrılmak adına sıklıkla ilginç ve yeni içerik oluşturmak e-posta stratejilerinde son derece önemli ve hafife indirgenmemesi gereken bir adımdır. Bununla birlikte tutarlılık ve sıklık kurarak alışkanlık yaratan e-postalar oluşturmaya gayret göstermelisiniz. Unutmayın ki, belli bir sıklıkla sabit bir davranışı gerçekleştirmek, alışkanlık yaratır ve sonucunda bağımlılığa kadar uzanır.

Markanın verdiği sözü yerine getirmesi, kitle üzerinde tatmin edici zihinsel kazançlar yaratır. Söz ile davranış arasında uyuşma söz konusuysa, beyin durumların “eşleştiğini” algılar ve bu da abonenin markayla ilişkisini olumlu bir duyguya dönüştürür. Bu nedenle, bir abone ilk kez bir e-posta listesine kaydolduğunda ona verdiğiniz sözleri yerine getirmelisiniz; aksi halde, olumsuz duygular geliştirerek abonelikten çıkabilirler.

Takip edilmesi gereken bir diğer ilke “aciliyet hissi” yaratmaktır. Kısıtlı bir süre için bir promosyon uygulamak, tüketicileri kazançlı çıkma duygusu açısından teşvik ederek satışları artırabilir. Bununla birlikte, süreli promosyonlar teklif ettiğinizde, belirli bir zaman dilimine uymaya çalışmalısınız. Abonelerinize, süreli promosyonlarınızın sadece o zaman diliminde geçerli olduğunu iyice vurgulamalı ve anlaşmadan yararlanmak için buna uygun davranmalarına teşvik etmelisiniz.

Son olarak, insanlar herhangi bir içerikte kendi isimlerini okumayı oldukça samimi bulurlar. Bu nedenle, kişiselleştirilmiş e-postaları kullanarak tüketicilerin dikkatini çekmeli ve daha fazla bilgi için geri gelmelerini sağlamalısınız. Doğrudan size gönderilen bir e-postayı görmezden gelmek vurdum duymaz aboneler için bile zordur.


E-Posta Pazarlama Stratejisi

Günümüzün dijital dünyasında hangi psikolojik ilkeleri kullandığınız fark etmeksizin, abonelerinizi e-posta bağımlılarına dönüştürmeniz amacıyla mutlak bir strateji oluşturmalısınız. Zira, bir e-posta pazarlama stratejisine sahip değilseniz, geçmişte neyi doğru neyi yanlış yaptığınızı anlayamayabilirsiniz. Stratejisiz bir e-posta hareketi, karanlıkta kurşun atmak gibidir yani çabalarınızın sonucunu göremeyebilirsiniz. Dolayısıyla, e-postalarınıza bağımlı bir kitle yaratmanın ticari hedeflerini belirlemeli, ardından da e-posta pazarlama stratejinizi buna yönde kurgulamalısınız.


E-posta Bağımlılarını Müşteriye Dönüştürün

Psikolojide kaçırılmış bir fırsatın yaşattığı hisse FOMO (Fear Of Missing Out) yani “Kaybetme Korkusu” adı verilir. Dolayısıyla bu çerçeveden baktığımızda, bir abone, e-postalarını düzenli kontrol ederek, hiçbir şeyi kaçırmadığına kendini inandırmak zorunda kalıyor. Özellikle de zamanın ve hızın kritik bir olgu haline geldiği günümüzde, kullanıcılar e-postalarını ve kendilerine sunulan fırsatları doğru zamanda değerlendirdiklerini düşünerek bilinçaltında kendilerini rahatlatmaya çalışıyorlar. Bu yaklaşımdan yararlanarak abonelerinizi müşterilere dönüştürmek konusunda yukarıda sunduğumuz bilgiler doğrultusunda doğru adımları atabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir:
Sunumlarınıza Eklemek İsteyeceğiniz E-posta Pazarlamayla İlgili 15 İstatistik
Web Sitenizin Trafiğini ve Geri Dönüşümünü Artırmakta Kullanabileceğiniz 5 Popup Önerisi
Önceki yazıyı okuyun:
Ekim Ayında Dijital Pazarlama Çalışmalarında Değerlendirebileceğiniz 40 Önemli Gün Önerisi

Pazarlama kampanyalarınıza konsept bulamadığınız ya da var olan konseptlerinizi kampanyalarınıza uyarlamakta zorlandığınız zamanlarda en çok imdadınıza yetişecek yöntemlerden biri de...

Kapat